yaslilarda-varis-tedavisi

Yaşlı Hastalarda Varis Tedavisi

İleri yaşlarda bacaklarda belirginleşen damarlar akşam saatlerinde artan şişlik, yürürken hissedilen ağırlık ve ayak bileği çevresindeki cilt değişiklikleri çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilir. Ama bu şikayetlerin önemli bir bölümü toplardamar sistemindeki dolaşım bozukluklarıyla ilişkili olabilmektedir. Özellikle uzun yıllardır devam eden varis problemi yaş ilerledikçe daha belirgin hale gelip ve kişinin hareket kabiliyetini olumsuz etkilemektedir.

Varis tedavisi yaşlı hastalarda genişlemiş damarların ortadan kaldırılmasına yönelik bir işlem olarak değerlendirilmemelidir. Tedavi planında hastanın genel sağlık durumu, günlük hareket kapasitesi, kullandığı ilaçlar, damar yapısı ve varislerin oluşturduğu doku hasarı birlikte ele alınmalıdır. Bu nedenle ileri yaştaki her hastaya aynı tedavi yönteminin uygulanması doğru değildir.

Önemli olan hastanın yaşı nedeniyle sağlık durumuna uygun yöntemin belirlenmesidir. Günümüzde kullanılan endovenöz lazer, radyofrekans, köpük skleroterapi ve diğer damar kapatma yöntemleri uygun hastalarda cerrahi kesi ihtiyacını azaltan tedavi seçenekleri sunmaktadır.

İleri Yaşlarda Varis Problemi Neden Artar?

Toplardamarların temel görevi bacaklarda bulunan kanı kalbe doğru taşımaktır. Bu dolaşım sırasında damarların içerisindeki kapakçıklar kanın geriye kaçmasını önler. Yaşın ilerlemesiyle birlikte damar duvarının esnekliğinde ve kapakçıkların işlevinde değişiklikler meydana gelmektedir. Kapakçıkların yeterince kapanamaması sonucunda kanın bir bölümü bacaklara doğru geri kaçar. Bu durum toplardamarlarda basınç artışına ve zamanla varis oluşumuna neden olur.

Ancak ileri yaşta varis gelişimini bir tek yaşlanmayla açıklamak yeterli olmaz. Uzun yıllar ayakta çalışmak, hareketsiz yaşam, fazla kilo, genetik yatkınlık ve daha önce geçirilmiş toplardamar hastalıkları da süreci etkiler.

Özellikle hareket kabiliyeti azalan yaşlı bireylerde baldır kaslarının kanı yukarı taşıyan pompa etkisi yeterince çalışmayabilmektedir. Uzun süre oturmak veya yatağa bağımlı olmak, toplardamar dolaşımını daha da zorlaştırır. Böylece mevcut venöz yetmezlik belirtileri belirginleşebilir.

İleri yaşta dikkat edilmesi gereken nokta

Bacaklardaki şişlik ve ağrı her zaman varise bağlı olmaz. Kalp, böbrek ve diğer dolaşım sistemi hastalıkları da benzer şikayetlere yol açar. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce belirtilerin gerçek kaynağının belirlenmesi gerekir.

Yaşlı Hastalarda Varis Belirtileri Nelerdir?

İleri yaşlarda varis hastalığı bazen dışarıdan görülen damar genişlemeleriyle ortaya çıkarken bazı hastalarda cilt ve deri altı dokularını etkileyen daha ciddi bulgular gelişebilir. Şikayetlerin şiddeti, damar yetmezliğinin derecesine ve hastanın günlük yaşam alışkanlıklarına göre değişir.

En sık karşılaşılan belirtiler arasında özellikle günün ilerleyen saatlerinde artan bacaklarda ağırlık hissi, ayak bileği çevresinde şişlik, baldır bölgesinde ağrı, gece krampları ve kaşıntı bulunur. Bazı hastalarda ciltte kuruluk, renk koyulaşması ve damarların çevresinde sertleşme görülebilmektedir.

İlerlemiş venöz yetmezlikte ayak bileğinin iç tarafında kahverengi renk değişiklikleri, egzama benzeri cilt sorunları ve iyileşmesi güç yaralar oluşur. Bu bulgular görünüm olarak bir damar probleminden söz edilmediğini, toplardamar basıncının dokuları etkilemeye başladığını gösterir.

Yaşlı Hastalarda Varis Tedavisine Nasıl Karar Verilir?

İleri yaştaki bir hastada tedavi yöntemini belirlerken ilk değerlendirme varislerin hangi damarlardan kaynaklandığının ve ne ölçüde dolaşım bozukluğuna neden olduğunun anlaşılması olmalıdır. Dışarıdan görülen damarların büyüklüğü hastalığın gerçek seviyesini tek başına göstermez. Bazen küçük görünen varislerin altında önemli bir toplardamar kapakçık yetmezliği bulunabilir.

Bu nedenle bizler muayene sırasında hastanın şikayetleri, bacaklardaki ödem, cilt değişiklikleri ve damarların dağılımını değerlendirmekteyiz. Ardından gerekli görüldüğünde renkli Doppler ultrasonografi ile toplardamarların anatomik yapısı ve kan akımının yönü incelenmektedir.

Değerlendirmede özellikle büyük ve küçük safen damarları, derin toplardamar sistemi, damar kapakçıkları ve kanın geriye kaçış gösterdiği bölgeler araştırılır. Daha önce pıhtı geçirmiş hastalarda derin venöz sistemin durumu ayrıca önem taşır.

Varis tedavisi planlanmadan önce hastanın kullandığı ilaçlar, kalp ve akciğer hastalıkları, böbrek fonksiyonları, diyabet durumu ve kanama öyküsü de değerlendirilmelidir. Gerektiğinde ilgili branşlardan görüş alınarak işlem öncesi riskler belirlenir.

Yaşlı Hastalarda Ameliyatsız Varis Tedavisi Mümkün mü?

Yaşlı hastalarda en çok merak edilen konulardan biri varislerin ameliyat yapılmadan tedavi edilip edilemeyeceğidir. Günümüzde toplardamar yetmezliğinin tedavisinde kullanılan girişimsel yöntemlerin önemli bir bölümü geniş cerrahi kesiler gerektirmeden uygulanabilmektedir.

Özellikle genel sağlık durumu uygun olan ancak klasik cerrahi müdahalenin getirebileceği yükün azaltılması istenen hastalarda damar içinden gerçekleştirilen işlemler değerlendirilir. Bununla birlikte ameliyatsız yöntemlerin her hastada aynı sonucu vereceği düşünülmemelidir. Damarın çapı, anatomik konumu, yetmezliğin kaynağı ve eşlik eden hastalıklar yöntem seçimini etkiler.

Endovenöz Lazer ile Varis Tedavisi

Endovenöz Lazer tedavisi ultrasonografi eşliğinde varisli toplardamarın içerisine ince bir kateter yerleştirilir. Lazer enerjisi kullanılarak damar duvarında kontrollü bir etki oluşturulur ve kanın geri kaçışına neden olan damar bölümü kapatılır.

Bu yöntemde geniş bir cerrahi kesi yapılmasına ihtiyaç duyulmaz. Uygun hastalarda lokal anestezi eşliğinde gerçekleştirilebilir. İşlem sonrasında hastanın kısa sürede ayağa kalkabilmesi ve günlük hareketlerine dönmesi hedeflenir.

Yaşlı hastalarda lazer tedavisinin uygulanabilirliği değerlendirilirken damar anatomisi kadar hastanın işlem sırasında pozisyonunu koruyabilmesi ve sonrasında hareket edebilmesi de dikkate alınır.

Radyofrekans ile Varis Tedavisi

Radyofrekans ablasyon, toplardamar içerisinden uygulanan kontrollü ısı enerjisiyle yetmezlik gösteren damarın kapatılmasını sağlayan yöntemlerden biridir. İşlem sırasında damar içerisine yerleştirilen özel kateter aracılığıyla damar duvarına enerji verilir.

Radyofrekans yönteminde ise amaç kanın geriye kaçmasına neden olan yüzeysel toplardamarın dolaşımdaki işlevini sonlandırmaktır. Hangi hastada lazerin, hangi hastada radyofrekansın tercih edileceği damar yapısı ve klinik değerlendirme sonucunda belirlenir.

Köpük Skleroterapi ile Varis Tedavisi

Köpük skleroterapi özellikle uygun özellikteki genişlemiş yüzeysel damarların tedavisinde kullanılan yöntemlerden biridir. Özel bir ilaç köpük haline getirilerek ultrasonografi veya uygun görüntüleme eşliğinde hedef damara uygulanır. İlaç, damar iç yüzeyinde kontrollü bir reaksiyon oluşturarak damarın kapanmasını sağlar.

İleri yaştaki hastalarda cerrahi müdahale gerektirmeyen bir seçenek olması nedeniyle değerlendirilebilir. Ancak derin toplardamar sistemiyle bağlantılar, pıhtı öyküsü ve tedavi edilecek damarın özellikleri önceden incelenmelidir.

VenaSeal ile Varis Tedavisi

VenaSeal özel bir tıbbi yapıştırıcı kullanılarak yetmezlik gösteren toplardamarın kapatılmasını sağlayan yöntemdir. Damar içerisine yerleştirilen kateter aracılığıyla yapıştırıcı kontrollü biçimde uygulanır ve damar duvarlarının birbirine yaklaşarak kapanması hedeflenir.

Bu yöntemin özelliklerinden biri, damar kapatma işleminin ısı enerjisi kullanılmadan gerçekleştirilmesidir. Bu nedenle bazı hastalarda termal ablasyon yöntemlerine alternatif olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte kullanılan yapıştırıcıya karşı gelişebilecek reaksiyonlar ve diğer olası riskler işlem öncesinde değerlendirilir.

Her ameliyatsız yöntem her yaşlı hasta için uygun değildir.

Tedavinin başarısı seçilen teknolojiye bağlı olmayıp damar haritalamasının doğru yapılması, yetmezliğin kaynağının belirlenmesi ve hastanın genel sağlık durumunun değerlendirilmesi tedavi kararının temelini oluşturur.

Kan Sulandırıcı Kullanan Yaşlı Hastalarda Varis Tedavisi

İleri yaştaki bireylerde kalp ritim bozuklukları, kalp kapak hastalıkları veya daha önce geçirilmiş damar tıkanıklıkları nedeniyle kan sulandırıcı ilaç kullanımı yaygındır. Bu durum varis tedavisi planlanırken ayrıca ele alınması gereken bir konudur.

Kan sulandırıcı ilaçların kullanılması hastanın varis tedavisi göremeyeceği anlamına gelmez. Ancak uygulanacak yöntemin kanama ve pıhtılaşma riskleri açısından değerlendirilmesi gerekir. İşlemin türüne, kullanılan ilaca ve hastanın mevcut hastalıklarına göre farklı hazırlıklar gerekebilmektedir.

Kan sulandırıcı ilaçlar hastanın kendi kararıyla kesinlikle kesilmemelidir. İlacın devamı geçici olarak düzenlenmesi veya başka bir tedbir alınması gerektiğine tedaviyi planlayan hekim, gerektiğinde ilgili branş hekimiyle birlikte karar vermelidir.

Özellikle kanama riski, böbrek fonksiyonları ve daha önce yaşanmış pıhtılaşma problemleri işlem öncesinde gözden geçirilmelidir. Böylece hem varis tedavisinin güvenliği hem de hastanın mevcut hastalığının kontrolü birlikte korunur.

Yaşlı Hastalarda Varis Tedavisinde Ameliyat Gerekir mi?

Varis tedavisinde klasik cerrahi yöntemler günümüzde de belirli hasta gruplarında kullanılabilmektedir. Ancak ileri yaştaki her hastanın ameliyat edilmesi gerektiği gibi bir yaklaşım doğru olmamaktadır. Öncelikle damarların yapısı, hastalığın yaygınlığı ve diğer tedavi seçeneklerinin uygulanabilirliği değerlendirilir.

Ameliyat kararı verilecekse hastanın anestezi açısından taşıdığı riskler, kalp ve akciğer fonksiyonları, hareket kabiliyeti ve işlem sonrasında bakım ihtiyacı değerlendirilmelidir. İleri yaş tek başına ameliyat için mutlak engel olmadığı gibi ameliyatı gerektiren bir neden de değildir.

İleri Yaşlarda Varis Yaraları Nasıl Tedavi Edilir?

Uzun süre tedavi edilmeyen venöz yetmezlik, özellikle ayak bileğinin iç tarafında cilt yapısının bozulmasına ve zamanla açık yaraların oluşmasına neden olabilir. Yaşlı hastalarda cildin incelmesi, doku iyileşmesinin yavaşlaması ve eşlik eden hastalıklar bu yaraların bakımını daha hassas hale getirir.

Varis yaralarında yaranın üzerini kapatmak yeterli olmaz. Yaranın oluşmasına neden olan toplardamar basıncının da kontrol altına alınması gerekir. Bu amaçla yara bakımı, uygun kompresyon tedavisi ve gerekli hastalarda toplardamar yetmezliğine yönelik girişimler birlikte planlanır.

Ancak kompresyon uygulamasından önce bacakların atardamar dolaşımı da değerlendirilmelidir. Özellikle ileri yaşta periferik arter hastalığı bulunabileceğinden dolaşım yeterliliği incelenmeden yüksek basınçlı kompresyon uygulanması uygun değildir.

Yara çevresinde kızarıklık, artan ağrı, kötü kokulu akıntı veya enfeksiyon bulguları varsa ayrıca değerlendirme yapılmalıdır. İyileşmeyen yaralarda diyabet ve diğer dolaşım sorunlarının etkisi de araştırılmalıdır.

Varis Tedavisi Sonrasında Yaşlı Hastalar Nelere Dikkat Etmelidir?

İşlem sonrasında iyileşme süreci uygulanan yönteme ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir. Yaşlı hastalarda tedavi sonrası bakımın önemli bir bölümü hareket kabiliyetinin korunması, ödemin kontrol edilmesi ve olası komplikasyonların erken fark edilmesidir.

Hekimin uygun gördüğü hastalarda kısa ve düzenli yürüyüşler, baldır kaslarının çalışmasına yardımcı olur. Uzun süre aynı pozisyonda oturmak veya yatmak yerine hastanın sağlık durumuna uygun aralıklarla hareket etmesi önerilir.

Kompresyon çorabı kullanılması gerekiyorsa çorabın basınç derecesi, ölçüsü ve kullanım süresi kişiye göre belirlenmelidir. Yaşlı bireylerde çorabın giyilip çıkarılması zor olabileceğinden hastanın bu işlemi güvenli biçimde yapabilmesi de planlamaya dahil edilmelidir.

İşlem sonrasında kontrol muayeneleri aksatılmamalıdır. Uygulanan yönteme göre Doppler ultrasonografi ile damar kapanması, kan akımı ve olası komplikasyonlar takip edilebilmektedir.

Ankara'da Yaşlı Hastalarda Varis Tedavisi

Ankara varis tedavisi araştıran ileri yaştaki hastalar ve yakınları için en önemli konu tedavinin hastanın mevcut sağlık koşullarına göre planlanmasıdır. Özellikle birden fazla kronik hastalığı bulunan, düzenli ilaç kullanan veya daha önce damar hastalığı geçirmiş bireylerde ayrıntılı değerlendirme yapılmadan doğrudan bir tedavi yöntemine karar verilmemelidir.

Yaş İlerlemiş Olması Varis Tedavisine Engel Değildir

Varis nedeniyle bacak ağrısı, şişlik, hareket kısıtlılığı, ciltte renk değişikliği veya yara problemi yaşayan yaşlı hastalarda tedaviyi yaş nedeniyle ertelemek doğru bir yaklaşım olmaz. Önemli olan hastalığın seviyesini belirlemek ve mevcut sağlık koşullarına uygun bir tedavi planı oluşturmaktır.

Yaşlı hastalarda varis tedavisinde ağrıyı ve ödemi azaltmak, cilt sağlığını korumak ve hastanın günlük yaşam konforunu desteklemektir. Ankara'da varis tedavisi konusunda değerlendirme yaptırmak isteyen hastaların damar hastalıkları alanında deneyimli bir hekime başvurarak kendileri için uygun seçenekleri öğrenmeleri önemlidir. Detaylı bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.