genetik-varis

Varis sadece ayakta uzun süre duranların ya da yaşlıların sorunu değildir. Özellikle ailede varis öyküsü olan kişilerde bu hastalık çok daha erken yaşlarda ve daha hızlı ilerleyici şekilde ortaya çıkabilir. Buna genetik varis yatkınlığı denir. Eğer anne, baba, büyükanne ya da büyükbabada varis varsa kişinin risk grubunda olduğu kabul edilir.

Genetik variste temel sorun toplardamar duvarlarının ve kapakçıklarının doğuştan zayıf olmasıdır. Bu zayıflık yıllar içinde yerçekimi basınç ve yaşam tarzı etkileriyle birleşince damarlar genişler. Kapakçıklar görevini tam yapamaz ve kan aşağıdan yukarı doğru yeterince taşınamaz. Sonuçta kan bacaklarda göllenir ve varis ortaya çıkar.

Genetik varisin en kritik özelliği sessiz başlamasıdır. İlk dönemlerde belirgin damar kabarıklıkları görülmeyebilir. Ancak vücut sinyal vermeye başlar. Akşamları bacaklarda dolgunluk hissi, hafif ağrı, yanma, kaşıntı, çorap izinin normalden daha derin çıkması gibi belirtiler erken uyarı işaretleridir. Bu aşamada çoğu kişi yoruldum diyerek durumu ciddiye almaz. Oysa genetik yatkınlığı olan bireylerde bu belirtiler ileride gelişecek varisin habercisidir.

Genetik riskin erken fark edilmesi hastalığın kaderini değiştirir. Eğer ailede varis öyküsü varsa kişinin henüz belirgin şikâyeti olmasa bile 20’li yaşlardan itibaren toplardamar yapısını kontrol ettirmesi akıllıca olur. Renkli doppler ultrason gibi ağrısız ve kısa süren bir yöntemle damar kapakçıklarının durumu değerlendirilebilir. Böylece sorun başlamadan ya da çok erken aşamadayken önlem alınabilir.

genetik-varis-nedirGenetik variste yaşam tarzı hastalığın ne kadar hızlı ilerleyeceğini belirler. Uzun süre ayakta kalmak ya da saatlerce oturmak bacaklardaki basıncı artırır. Hareketsizlik toplardamarların kanı yukarı taşımasını zorlaştırır. Bu yüzden risk grubundaki kişilerin düzenli yürüyüş yapması masa başında çalışanların her saat başı kalkıp birkaç dakika hareket etmesi çok önemlidir. Kilo kontrolü genetik variste hayati rol oynar. Fazla kilo bacak damarları üzerindeki basıncı ciddi şekilde artırır. Bu da zaten zayıf yapıda olan damarların daha hızlı genişlemesine yol açar. Dengeli beslenme liften zengin gıdalar ve yeterli su tüketimi, dolaşımı destekler ve damar sağlığını korur.

Bir diğer önemli konu da giyim ve ayakkabı seçimidir. Çok dar pantolonlar ile sıkı kemerler ve uzun süre giyilen topuklu ayakkabılar bacaklardaki kan dönüşünü olumsuz etkiler. Genetik yatkınlığı olan kişiler için rahat ayakkabılar kan dolaşımını sıkıştırmayan kıyafetler ve gerekirse doktorun önereceği basınçlı varis çorapları koruyucu rol oynar. Gebelik genetik varisi tetikleyen en güçlü dönemlerden biridir. Hormonlar damarları gevşetir, büyüyen rahim bacak damarlarına baskı yapar ve kilo artışı basıncı artırır. Ailesinde varis olan kadınların gebelik sürecinde bacak şikâyetlerini daha yakından takip etmesi gerekir. Erken dönemde alınan basit önlemler doğum sonrası kalıcı varis oluşumunu büyük ölçüde azaltabilir.

Genetik varis kaçınılmaz bir kader değildir. Ancak ihmal edilirse hızla ilerleyebilir. En büyük hata nasıl olsa aileden geliyor. Bu yüzden engellenmez düşüncesidir. Oysa erken fark edilen risk doğru yaşam tarzı ve düzenli kontrollerle kontrol altına alınabilir. Böylece hem estetik sorunlar hem de ileride oluşabilecek ağrı, ödem ve cilt problemleri büyük ölçüde önlenmiş olur. Ailede varis öyküsü varsa kişi kendini risk grubunda kabul etmeli. Erken belirtileri ciddiye almalı ve önleyici adımları hayatının parçası haline getirmelidir. Genetik yükü değiştirmek mümkün değildir ama bu yükün hastalığa dönüşmesini geciktirmek hatta engellemek mümkündür.